Yalnızlık kaderin altın tacıdır,
Onu takan yükselir ruhun şahikasına.
Hiç ummadığım bir anda doğdum,
Hiç ummadığım bir anda yazılır
adım
Ölümün mazbatasına...
Bir ronindir ruhum yersiz yurtsuz,
Bir yere demir atamaz sürüklenen
kayık...
Ne zamandır tutuldu da dilim
Konuşmaya başladı gümüş saplı
kalem;
Kalemimde mürekkep kokulu şakayık...
Hayırsız akşamlarda unuttum evimi,
Uykularım en ağır karabasanlarım.
Öldüğümde pirinç tarlalarına
gömün beni,
Doğunun yağmurlarıyla yıkayın;
Kuşlar olsun ardımdan dua
okuyanlarım.





.jpg)
