Adeti değil yüreğimizi ısıtmak gecenin;
Üfleyin şamdanındaki mumları,
Yıldızlarını söndürsün bu seferde.
Bize tabut kadar bir ömür biçmişler,
Üstümüzden geçmiş kara tren katarları...
Caddeler soğuk, meydanlar boş;
Issız bedenlerde dolu kafalar
Volta atar durur yaşamak zindanında.
Bize avuç kadar bir rüya biçmişler,
Gözlerimizde geçmişin dolu kadırgaları...
Şehirde alışılmadık yeşil bulvarlar;
Yoksa bu gördüğümüz serap mı?
Uyumak ile uyanmanın arasında...
Bize bozkırlar kadar bir ölüm vermişler,
Ölmek ile ölememenin arafında...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder